HEYET, Iraklı Halkın Acılarına Kayıtsız Kalan İslam İşbirliği Teşkilatının Sonuç Bildirisini Tenkit Etti

Irak Müslüman Alimler Heyeti, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, “Adalet ve Barış İçin Birlik ve Yardımlaşma” adı altında İstanbul’da düzenlediği 13. Zirve Toplantısında yayınlanan sonuç bildirisinin içerdiği bazı fıkraları tenkit etti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti dün yayınladığı açıklamada; zirvede yayınlanan bildiride, hükümete bağlı ordu kuvvetleri, polis güçleri, güvenlik birimleri, terörle mücadele masası gibi birimlerin vesikalanmış mezhep temelli suçlarından gafil kalındığını vurguladığı gibi hükümet tarafından desteklenen mezhepçi Haşdi Taifi milislerin işlediği suçlara değinilmediğinin altını çizdi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sonuç bildirisini tenkit amaçlı HEYET tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri toplantının sonuç bildirisinde, Irak’taki milli çıkarları güçlendirmek için Mekke’de ikinci bir toplantının düzenlenmesi için gayret göstermeye çağrıda bulunmaktadır. Burada bir sorunun cevabı gerçekten merak konusudur; Bağdat hükümetinin bütün karar ve tavsiyelerini dikkate almadığı ve kayıtsız kaldığı Mekke’de düzenlenen 1. zirvede alınan kararların hangisi gerçekleşti? Bu şayet bir şeye delalet ediyorsa o da; Bağdat hükümetinin, sonucu bilinen projeleri benimsemeye imkân tanımayacak uzaklaştırma ve kenara itme politikalarına delalet etmektedir. Aynı şekilde bu bağlamda sarf edilen eforun ne olduğunu bilmemek garip karşılanmaktadır. Bu noktada gerçekten ciddi adımlar atılmış mıdır? Alınan kararların yapılabilirliğine baktığımız zaman neden bu kararları sadece İslam İşbirliği Teşkilatı’nın düzenlediği zirvelerde işitiyoruz da vakiada esamesiyle karşılaşamıyoruz?”

HEYET, toplantıda 68. Fıkrada Irak’ın IŞİD ile savaşındaki rolünün ve bölgedeki barış ve istikrarın ihlalinin bir kez daha vurgulandığına işaret etti. Bu bağlamda Irak hükümetinin siyasi birliği, güvenliği ve istikrarı sağlaması yönünde yapacağı bütün çalışmaların destekleneceği açıklamasına dikkat çeken HEYET, şu ifadelerin altını çizdi: “Bu hususta şunu belirtiyoruz; Irak hükümeti asıl olarak yitirdiği siyasi birliği sağlamak için tek bir adım bile atmamaktadır. Güvenlik ve istikrara değinecek olursak, hükümetin sivil halkı hedef almayı ve göçe zorlamayı amaçladığı mıntıkaları hedef almakta kullandığı iki bahaneden başka bir şey değildir. Hükümetin birçok dosyaya karşı tutumunda çifte standart politikasını uyguladığını bilmeniz size yeterlidir. Özellikle konu güvenlik ve istikrar olunca…”

HEYET yayınladığı açıklamanın devamında şunları dile getirdi: “Felluce şehri problemine gelince; toplantıda 71. Fıkrada IŞİD’in Felluce şehrini kontrolünde tutması sebebiyle yaşanan olayların karşısında endişeli olunduğu ifade edilmektedir. Herkes tarafından reddedilen ve kabul edilmeyen terör herkesin sorumluluğudur. Sadece bir tarafı ilgilendiren bir konu değildir. İşte bu seçmece tavır, toplantı idaresinin dile getirdiği çağrının doğruluğuna halel getirmektedir. Bağdat hükümetinin açık terör faaliyetleriyle ilişkili mezhep temelli bir yöntem takip ettiğine herkes şahitlik etmektedir. Felluce şehrine düzenlenen gelişi güzel saldırılar, Felluce halkının yaşadığı felaketin boyutlarını ortaya koymada canlı bir şahittir.”

HEYET devamında baş sorumlunun kim olduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Birçok bağımsız insani yardım örgütü, uzun araştırmalar sonucunda Felluce şehrinin muhasara altına alınmasının sebebinin ve Felluce şehrine gıda ve ilaçların ulaştırılmamasının başlıca sorumlusunun hükümet olduğunu vurgulamaktadır.”

Bu bağlamda HEYET haklı olarak şu soruyu sormaktadır: “Felluce halkını devamlı hedef alan ve soykırım için çeşitli yollara başvuran hükümetin onlara destek vermesi nasıl beklenebilir? Sonra toplantının vurgulanmasını gerekli kıldığı, halkına karşı hırslı bir hükümet gibi görevlerini yerine getirmesinden yola çıkarak hükümetten gerekenleri yapmasını talep ettiği Bağdat hükümetine ilişkin sorumluluk nerede?”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan tenkit açıklamasında İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Irak’taki mezhepçi milislerin suç işlemek için İran’dan aldığı desteğe hiç değinmediğini, İran’ın aynı desteği Suriye, Yemen, Bahreyn ve Lübnan’da da verdiğini vurguladı. Aynı şekilde Iraklı halkın çabaları ve hak talepleri söz konusu edilmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yayınlanan sonuç bildirgesinde Iraklı halkın çabaları, haklarını talep etmeleri, değişim çağrıları, siyasi baskı, mezhep ve ırk temelli öteleme politikaları karşısında yaşadıkları acıları, Irak’ın dâhilinde ve haricinde göçmen ve muhacirlerin çileleri maalesef hiç konu edilmemiştir.”

HEYET tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Irak halkından birçoğu, İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Irak’taki problemlerin çözümünde pozitif bir rol alacağı, hükümet birimlerinin ve İran’la ilişkili mezhepçi milislerin işlediği katliamlara son vereceği, Irak problemini tam bir çözümle çözmek için çabalayan milli kuvvetlere insafla bakacağı beklentisine girmiştir. Ancak milyonlarca Iraklının acı ve elemlerine ihtimam gösterilmediğini hissettiren sonuç bildirisinin fıkraları onlar için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur.”

 

 

HEYET Net

Loading

Related posts

Leave a Comment